Bilgi Merkezi

Sözlük

Hükmi Tam Ziya

Hükmi tam ziya; sigortalı, sigorta şirketi ve olası durumlar sonucu oluşan bir sigorta terimidir. Genellikle nakliyat sigortalarında ortaya çıkan bu terim, nakliye aracı veya yükün uğradığı kaza sonucu harcanacak masraflar ile ilgilidir. Nakliye aracı ve aracın taşıdığı yük herhangi bir kaza ile karşılaştığında kurtarma işlemi için yapılacak masrafların toplamı ve kurtarılacak değerin değerini aşma durumunda sigorta işlemlerinde hükmi tam ziya söz konusu olur. Hükmi tam ziya söz konusu olduğunda sigorta konusu olan şeyin tamamen ortadan kalkmadığı, ancak belirli bir hasara uğradığı bilinir. Bu gibi durumlarda sigorta konusu olan mal ve araçlar tamamen hasara uğrayıp yok olursa hakiki, yani gerçek tam ziya meydana gelir. Hakiki (gerçek) tam ziya durumunda sigortalı ve sigorta şirketi arasında imzalanan sigortanın fiziki varlığı ortadan kalkar. Sigortanın fiziki varlığı ortadan kalktığı için bu durumda tazminat söz konusu olabilir. Gerçek tam ziya halinin kaçınılmaz olduğu yani düzeltme imkanının bulunmadığı durumlarda sigortalı ve sigorta şirketi arasında hükmi tam ziya devam eder. Dolayısıyla, meydana gelen zarar ile kurtarma, tamir, yerine ulaştırma gibi gerekli masraflar hükmi tam ziya kapsamında yer alır. Öte yandan, kurtarma ve tamir etme değerlerinin aşılması gibi durumlar da hükmi tam ziya kapsamında ele alınan unsurlar arasındadır.

Katılım Kasko Sigortasına mı ihtiyacınız var?

En uygun tekliflerle aracınızı kaskolamak için şimdi teklif alın.

Öneri Kelimeler

Jeran

Reasürör ya da reasürans şirketi, sigorta şirketlerine finansal koruma sağlayan ve şirketlerin tek başlarına başa çıkamayacakları kadar büyük risklerine ortak olan şirkettir. Birden fazla reasürörün bir reasürans sözleşmesine katılmasına koasürans adı verilir. Bu durumda reasürans şirketleri, sigorta şirketinin bir poliçe ile devraldığı riskin karşılanmasını sağlamak için birlikte hareket eder. Şirketler arasındaki risk üstlenme sürecini yöneten tarafa ise jeran şirket adı verilir. Koasürans anlaşmaları, genellikle sedan şirket olarak bilinen sigorta şirketi ile jeran şirket arasında müzakere edilir. Sedan şirket, sigorta poliçesindeki risklerinin bir bölümünü ya da tamamını reasürans şirketine geçiren sigorta şirketidir. Jeran şirket ise koasürans sözleşmelerine katılan, diğer reasürans şirketleri adına kararlar veren ve sözleşmenin şartlarını ve oranlarını müzakere etmekten sorumlu ana reasürördür. Jeran, sözleşmenin müzakeresinden sorumlu olmasına karşın, her zaman en büyük risk payını alması gerekli değildir. Jeran seçimi genellikle şirketin uzmanlık ve deneyim seviyesine bağlıdır. Koasürans sözleşmesi ile her reasürörün sorumlu olduğu zarar miktarı genellikle orantılı olarak hesaplanır ve sözleşmede daha büyük bir paya sahip reasürörler daha fazla tazminat talebinden sorumlu tutulur. Kayıplarda orantılı bir paya sahip olmanın yanı sıra ortak reasürörlerin riski üstlendikleri için aldıkları primlerde de orantılı bir payı vardır. Bazı durumlarda koasürans orantılı değildir ve reasürans şirketleri yalnızca, sedan şirketin önceden belirlenmiş bir dönemde maruz kaldığı toplam hasar belirli bir miktarı aştığında ödeme yapar.

Devamını Oku

Halefiyet

Halefiyet, kelime anlamı olarak bir başkasının yerine geçme şeklinde tanımlanabilir. Esasında bir hukuk terimi olmakla birlikte borçlar hukukunun konusu olmakla beraber sigortacılık sektöründe "Halefiyet" genellikle zarar ve sorumluluk sigortaları kapsamındadır. Sigorta konusunun, sigorta ettirenin ya da sigortalının üçüncü kişilere verdiği zararlar olduğu sigorta türlerinde, borç ifa yükümlülüğü sigorta şirketine devredilir. Bu gibi durumlarda zarara uğrayan kişi, zarara sebebiyet veren kişinin sigorta poliçesine dayanarak zararın karşılanmasını sigorta şirketinden talep edebilir. Yani, üçüncü kişinin tazminat talepleri, poliçede sigortalı taraf olan kişinin ya da kurumun teminatlarından karşılanır. Bir başka deyişle, sigorta şirketi üçüncü kişinin zararlarının karşılanması hususunda sigortalının halefi olur. Sigorta hukuku, borçlar hukuku ve ticaret hukukunun ortak çalıştırıldığı bir konu olan zarar sigortalarında alacağın devri söz konusudur. Zarar sigortalarının hizmet alanı olan bu durumlarda, sigortalılar satın aldıkları poliçelerle, üçüncü kişilere karşı ilgili risklerin gerçekleşmesi durumunda doğacak olan borçlarını ve sorumluluklarını teminatlar kapsamında sigorta şirketine devreder. Bu açıdan bakıldığında sigorta ettirenler, halefiyet kavramıyla birlikte üçüncü kişilerin çıkarını poliçeler ve sigorta şirketleri aracılığıyla korumuş olur. Hukuki literatüre göre, bazı sigorta ürünleri üçüncü kişilerin yararına düzenlenen sözleşme örneği olarak da gösterilebilir.

Devamını Oku

Meriyet

Sigorta primi ödemelerinin aksatılması; sigortalının ciddi maliyetlerle sonuçlanabilecek hasarları kendi olanakları ile karşılaması, sigortasız kalma, gelecekteki sigorta primlerinde artma ve kredi puanın düşmesi gibi hem kısa hem de uzun vadede önemli etkilere sahip olabilir. Meriyete alma gerçekleşse bile sigortalı eski poliçesinin kapsamından ya da avantajlarından yararlanamayabilir. Sigorta primi, sigortadan yararlanmak için ödenen poliçe bedelidir. Sigorta primlerini ödemenin birçok yolu olmakla birlikte, ödeme seçenekleri çoğunlukla aylık ödeme emri ve taksitler şeklindedir. Çoğu şirket, aylık ödeme yapmak yerine yıllık primlerini tek seferde ödeyen müşteriler için indirimli fiyatlar sunar. Herhangi bir nedenle primlerin belirtilen vade tarihinde ve gecikme halinde ek süreler içinde ödenmemesi, çok hızlı bir şekilde sigorta poliçesinin iptali ile sonuçlanır. Sigortanın türüne bağlı olarak, poliçeyi eski haline getirmek zor olabilir veya bunun için daha yüksek primlerin ödenmesi gerekebilir. Sigorta poliçesi iptal edildikten sonra, sigortalının belirtilen süre içinde sigorta şirketine başvurarak poliçesinin aktif hale getirmesi ya da yeniden yürürlüğe girmesine ‘’meriyet’’ adı verilir. Sigortanın yeniden yürürlüğe girmesi durumunda, sigorta şirketleri sigortalıdan ek işlemler talep edebilir. Örneğin bir sağlık sigortası söz konusu olduğunda yeniden muayene, yeni tetkikler ve ek prim ödemeleri söz konusu olabilir.

Devamını Oku

Daini Mürtehin Şerhi

Daini mürtehin, çok fazla bilinmeyen bir kavramdır. Kelime anlamları değerlendirildiğinde dain "alacaklı", mürtehin ise "rehin" anlamındadır. Daini mürtehin, bir riskin ortaya çıkması halinde alacaklının haklarını korumak amacıyla uygulanan bir prosedürdür. Daini mürtehinin amacı, alacaklının teminat altına alınmasını sağlamaktır. Bu durumu bir örnekle açıklamak gerekirse; banka kredisi aracılığı ile bir otomobil almak ve araca kasko yaptırmak isterseniz, poliçe üzerindeki finans kurumunun "rehinli alacaklı" olarak gösterildiğine tanık olursunuz. Aslında bu durum kredi veren banka tarafından talep edilen bir prosedürdür. Böyle bir durumda taşınır bir mal olan aracınıza ilgili yasalar gereğince menkul rehini uygulanır. Aracınızla ilgili tüm tarafların menfaatleri, sigorta sözleşmesi yapılarak güvence altına alınmalıdır. Böyle bir durumda iki farklı yol izlenebilir. Bunlardan ilki, araç sahibinin araç üzerinde bulunan menfaatlerini sigortalatmasıdır. İkinci yol ise rehinli alacağı bulunan kişinin aracını, alacak miktarı kadar sigortalatmasıdır. Aracın değer kaybetmesi halinde veya alınacak tutarın aracın satış bedelinden tahsil edilme durumu söz konusu değilse, ödenmesi gereken zorunlu sigorta tazminatı, rehinli alacaklı olan kişinin alacağı sigortalı aracın yerine geçirilir. Daini mürtehin, aynı zamanda ev alırken yapılan konut sigortalarında da uygulanabilir. Daini Mürtehin herhangi bir nedenden dolayı kredi çektikten sonrası "rehinli alacaklı" konumunda bulunan bankanıza, kredinizin son taksitini ödeyene kadar rehin durumu kaldırılmaz. Bütün borcunuzu ödedikten sonra daini mürtehin iptali anlamına gelen konut veya taşıt rehin kaldırma işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Bu işlem için mutlaka bankanızın şubesini ziyaret etmeniz gerekir.

Devamını Oku